Son Dakika


Türkiyenin AB Üyeliğine Destek Azalıyor

TÜRKİYENİN AB ÜYELİĞİNE DESTEK AZALIYOR - Bu yıl onikinci kez gerçekleştirilen Transatlantik Eğilimler araştırmasına göre; Avrupalılar, Alman Şansölyesi Angela Merkelin (%47 olumlu) ekonomik krizi ABden (%43 olumlu, %49 olumsuz) daha iyi idare ettiğine inanıyor.
18 Eylül 2013 Çarşamba - 13:30


Bu yıl onikinci kez gerçekleştirilen Transatlantik Eğilimler araştırmasına göre; Avrupalılar, Alman Şansölyesi Angela Merkelin (%47 olumlu) ekonomik krizi ABden (%43 olumlu, %49 olumsuz) daha iyi idare ettiğine inanıyor. Krizden en çok etkilenen Avrupa ülkeleri, ABnin kriz yönetimini en az beğenenler arasında (İspanya %75, Fransa, Portekiz ve Birleşik Krallık %55, İtalya %49). Merkelin beğenilmeme oranı özellikle sorunlu ekonomilerde hızlı bir yükseliş gösteriyor (Portekiz %65, İspanya %82).

Araştırma ticaretle ilgili olumlu düşünceleri de ortaya koyuyor. Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı hakkında müzakereler sürerken, Avrupalıların %56sı ve Amerikalıların %49u, transatlantik ticaretin artmasının ekonomilerine olumlu katkıda bulunacağına inandıklarını belirtiyor. Türkler bu konuya daha şüpheci yaklaşırken, %43ü bunun ekonomilerini daha savunmasız duruma düşüreceğinden endişe ettiğini söylüyor.

Avrupalılar ve Amerikalılar, Suriyeye askeri müdahalede bulunulmasını desteklemiyor. Araştırmaya katılan Avrupalıların %72si, Amerikalıların %62si ve Türklerin %72si hükümetlerinin bu çatışmaya müdahil olmasını istemiyor.

Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerinin demokrasi mücadelesi devam ederken, Amerikalıların %47si, Avrupalıların %58i ve Türklerin %57si Arap Baharı ülkelerinde demokrasiyi istikrara tercih ediyor.

Göç konusunda ABD (%73) ve Avrupada (%69) çoğunluk, yasal göçten endişe duymadığını belirtiyor. Buna karşın, Türklerin %60ı yasal göçten endişe duyuyor. Amerikalıların %61i, Avrupalıların %71i ve Türklerin %69u yasadışı göç için endişelendiklerini söylüyor. Yanıt verenlerin neredeyse tümü, ülkelerindeki göçmen sayısının mevcut olandan daha yüksek olduğuna inanıyor.

Araştırmayı değerlendiren GMF Başkanı Craig Kennedy, "Transatlantik Eğilimler Araştırmaları ile yansıtılan 12 yıl, hem Avrupa hem de ABD için ABDnin Iraka müdahalesi, Afganistanda ittifakın rolü ve küresel ekonomik kriz hakkında Atlantikin iki yakasında ciddi görüş ayrılıklarının ortaya çıktığı kargaşayla dolu yıllar olmuştur. Bu yılın sonuçları, hala ortak ilkelerde mutabık olunduğunu gösteriyor"dedi.

Kurumunun Marshall Fonuna uzun süredir verdiği desteğe değinen Compagnia di San Paolo Başkanı Sergio Chiamparino ise, iki kurum arasındaki işbirliğinin ülkesini ulusal sınırları aşan ekonomik ve siyasi araştırmaların bir parçası haline getirdiğini belirterek, kıtalararası düşünce tarzının öneminin altını çizdi ve Transatlantik Eğilimlerin de bu doğrultuda bir çalışma olduğunu dile getirdi.

Araştırmanın Türkiye sonuçlarını değerlendiren Marshall Fonu Ankara Ofisi Direktörü Özgür Ünlühisarcıklı, "Transatlantik Eğilimler araştırmasının 2013 yılına ait sonuçları Türk kamuoyunda dış politikada yalnız hareket etme eğiliminin sürmesine rağmen spesifik dış politika konularında Amerikan ve özellikle AB kamuoyları ile bir yakınsama olduğunu ortaya koymaktadır" dedi.

Transatlantik Eğilimler 2013, ABD ve Avrupada kamuoyunu irdeleyen kapsamlı bir araştırmadır. Araştırma bu sene de Marshall Fonu ve (GMF) ve Compagnia di San Paolo tarafından Barrow Cadbury Trust, Fundação Luso-Americana, BBVA Vakfı, Communitas Vakfı ve İsveç Dışişleri Bakanlığının desteğiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışma, TNS Opinion tarafından 3 - 27 Haziran 2013 tarihleri arasında; Birleşik Devletler ve Türkiye ile birlikte 11 Avrupa Birliği üye devletinde (Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, İspanya, İsveç ve Birleşik Krallık) gerçekleştirilmiştir. Türkiyede araştırma bir hafta uzamış ve 2 Temmuz 2013de tamamlanmıştır.

TRANSATLANTİK EĞİLİMLER 2013 ARAŞTIRMASI TÜRKİYE SONUÇLARI

Araştırmaya göre, 2013 yılında Türkler ekonomik krizden kişisel olarak etkilendiklerini daha az ifade etmektedir. Ekonomik krizden kişisel olarak etkilendiğini söyleyen Türklerin oranı 2009 yılında %78, 2012 yılında %69 iken, bu oran 2013 yılında %62ye gerilemiştir.

Ekonomik kriz, göç dahil olmak üzere bir çok iç politika konusuna yönelik tutumlar üzerinde de etkili olmuştur. Ekonomik krizden kişisel olarak etkilendiğini düşünenlerin %64ü göçün sorun olduğunu düşünmekte, sadece %16sı göçü fırsat olarak değerlendirmektedir. Ekonomik krizden etkilenmeyenlerin %47si göçün sorun olduğunu söylerken, fırsat olarak algılayanların oranı ise %26dır.

Araştırmaya göre Türkler, hükümetlerinin ekonomik liderliğinden eskisi kadar memnun değiller. Hükümetin ekonomik politikasını beğenenlerin oranı 2011 yılında %47, 2012 yılında %55 iken bu yıl 12 puanlık düşüş ile %43e gerilemiş, hükümetin ekonomik politikasını beğenmeyenlerin oranı ise geçen sene %38 iken, bu sene %52 olmuştur. Aynı durum, hükümetin göç yönetimi için de geçerlidir. Yanıt verenlerin %61i hükümetin göç yönetimi performansını beğenmezken, %29u bu görüşe katılmamaktadır.

Türkler, Amerika ve Avrupada yanıt verenlere kıyasla giderek artan sıklıkta ve tutarlılıkta, hükümetlerinin uluslararası politikalarına destek vermektedir. Türklerin %51i hükümetin uluslararası politikalarını onaylamaktadır. Bu oran ABDde %41, Avrupada %50dir. %42si ise hükümetin uluslararası politikasını beğenmemektedir (2012de %39 ve 2011de %47).

Türkler, Avrupa Birliğine girmeyi halen isteseler de, bu istekleri son on yılda önemli ölçüde azalmıştır. 2004 yılında araştırmaya katılanların %73ü, geçen yıl ise %48i Türkiyenin AB üyeliğinin iyi olacağını söylerken bu yıl bu oran %44e gerilemiştir. Üyeliğin iyi olmayacağını söyleyen Türklerin oranı ise 2004te %9, 2012de %29 iken, bu yıl %34e yükselmiştir. Avrupalıların ise %20si Türkiyenin AB üyeliğinin iyi olacağına inanırken, %33ü kötü olacağını söylemekte, %37si ise ne iyi ne de kötü olur şeklinde yanıt vermektedir.

Türklerin çoğu, AB, ABD veya bölgedeki komşularıyla işbirliği içinde hareket etmektense Türkiyenin yalnız hareket etmesi gerektiğini söylemektedir. Yanıt verenlerin %38i uluslararası konularda Türkiyenin yalnız hareket etmesi gerektiğini düşünmekte, %21i AB ile işbirliği yapılmasını desteklemektedir.

Türkler, NATO hakkında bölünmüş görüşlere sahiptir; %39u NATOnun gerekli olduğunu düşünürken, %39u gerekli olmadığına inanmaktadır (2012 oranları %38 ve %39). NATOnun hala önemli olduğunu düşünenler, bunun en önemli nedeninin NATOnun temsil ettiği demokrasiler topluluğu olduğuna inanırken (%30), NATOnun askeri harekatların yükünü paylaştırması ikinci neden olarak ifade edilmiştir (%27). NATOnun artık gerekli olmadığına inananların %70i Türkiyenin kendi askeri kararlarını alabilmesi gerektiğine inanmaktadır.

Türkler, İran ile ilişkili transatlantik uzlaşıya katılmaya başlamıştır. Türklerin %27si İranı nükleer programını terk etmeye ikna etmek için ekonomik yaptırımların kullanılmasını isterken, aynı seçenek ABD %29 ve ABde ise %32 oranında tercih edilmiştir. Türklerin %22si İranın nükleer silahlara sahip olmasını kabullenmektedir.

Suriye konusu sorulduğunda Türkler, müdahale için geçen seneye kıyasla çok daha isteksiz olmuşlardır. Geçen yıla oranla 15 puanlık artışla Türklerin %72si Türkiyenin tamamen bunun dışında kalması gerektiğini söylerken, %21i Türkiyenin müdahale etmesi gerektiğine inandığını belirtmiştir (2012de %32 idi)

Türkler, Afganistanda birliklerin bırakılmasına karşı çıkmakta ve %51i bunu onaylamamaktadır. Ayrıca Türkiyede yanıt verenlerin %60ı insansız hava aracı kullanımını da şiddetle karşı çıkmaktadır.

Türkiyede göçle ilişkili genel tutumlar kötümser görünmektedir. %54ü göçü sorun olarak tanımlarken, sadece %18i göçün bir fırsat olduğunu düşünmektedir. Türkler, hem yasal hem de yasadışı göçten endişe etmektedirler; üçte ikilik bir çoğunluk (%60) yasal göçten endişe duyduğunu söylerken, %33 buna karşı çıkmaktadır. Türklerin yasadışı göçle ilgili endişeleri (%69), Avrupa (%71) ile aynı doğrultudadır. Göçle ilgili Türk kamuoyunda son zamanlarda yer alan tartışmaların çoğunun odağı geçici göç olmuştur. Çoğu İran ve Iraktan olmak üzere geçtiğimiz aylarda Türkiyeye ciddi bir sığınmacı akımı gerçekleşmiştir. Ayrıca Türkiye yaklaşık 140.000 Suriyeli mülteciye de geçici koruma sağlamıştır. Ülkelerindeki göçmenlerin payının ne kadar olduğu sorusuna Türklerin tahmini yanıtı %21.2 olmuştur; oysa gerçek rakam %2dir.

TRANSATLANTİK EĞİLİMLER 2013 ARAŞTIRMASININ DİĞER SONUÇLARI

Transatlantik İlişkiler ve Küresel Görüşler

AB vatandaşlarının %55i, geçen seneye göre fazla değişiklik olmadan, Birleşik Devletlerin küresel liderliğine destek vermektedir. Neredeyse dört Avrupalının üçü (%70), Birleşik Devletler hakkında olumlu düşünmeye devam ederken, Avrupa ülkeleri arasındaki ciddi görüş farklılıkları bulunmaktadır. ABD liderliğine yönelik destek, İtalyada %49dan %56ya, Polonyada %38den %50ye çıkarken, İspanyada %39dan %30a gerilemiştir. Avrupada ABD liderliğini istemeyenlerin en yüksek olduğu ülkeler, geçen seneye göre yedi puan artışla %67ye ulaşan İspanya ve bir puan azalarak %52 olan Slovakya olmuştur.

Geçen yıla göre altı puan düşüşle Amerikalıların %57si Avrupa Birliğinin de güçlü bir lider olmasını istemektedir. AB içinde ABnin liderlik etmesine yönelik destek, Birleşik Krallıkta geçen seneye göre beş puan artarak %60a ulaşmasına rağmen, Fransada sekiz puan gerileyerek %68 ve İspanya ise 11 puan azalarak %56 olmuştur. Türklerin %63ü AB liderliğini istemediğini söylerken; %60ı AB hakkında olumsuz görüşlere sahiptir.

Amerikalıların %46sı, Rusyanın küresel liderliğini istemezken, üç Avrupalıdan ikisi (%65) ve Türklerin %67si de bu görüşe katılmaktadır. Amerikalıların %59u, Avrupalıların %62si (2012ye göre yedi puan artışla) ve Türklerin %68i Rusya hakkında olumsuz görüşe sahiptir.

Araştırmada bu yıl Çinin küresel liderliğine dair ilk kez bir soru sorulmuş ve Amerikalıların %47si, Avrupalıların %65i ve Türklerin %72si Çinin küresel liderliğini istemediklerini belirtmişlerdir. Benzer şekilde, Amerikalıların %58i, Avrupalıların %60ı ve Türklerin %63ü Çin hakkında olumsuz görüşe sahiptir.

Daha önceki yıllarda olduğu gibi Atlantikin iki yakasında da yanıt verenler, Çini ekonomik bir fırsattan ziyade tehdit olarak algılamaktadır (ABD %62, AB %46, Türkiye %41). Avrupalıların %41i Çini ekonomik bir fırsat olarak tanımlarken, Amerikalıların %28i, Türklerin ise %31i bu görüşe katılmaktadır. Amerikalıların %49u Çinin askeri bir tehdit de oluşturduğuna inanırken, Avrupalıların %56sı ve üç Türkten ikisi (%60) bu görüşe katılmamaktadır.

Başkan Barack Obama, diğer ülkelerde ülkesine göre daha popüler olmaya devam etmektedir. ABDde yanıt verenlerin %50si (2012ye oranla dört puan, 2009a oranla yedi puan düşüş), Obamanın uluslararası politikalarını onaylamaktadır. Geçen seneye göre iki, 2009a göre dokuz puan artışla %44ü ise Obamanın uluslararası politikaları onaylamamaktadır. Öte yandan Avrupada yanıt verenlerin %69u, Obamanın uluslararası politikalarını beğenmektedir (2012de %71, 2009de %83). Avrupa içinde Hollanda, İtalya ve Almanya en yüksek desteği verirken (sırasıyla %77, %76 ve %76), en olumsuz görüşler İspanyada (%31), Slovakyada (%31) ve İsveçte (%27) olmuştur. Türkiyede yanıt verenlerin %35i, geçen seneye göre yedi puan düşüşle, ancak 2010 yılına göre yedi puan artışla, Obamanın uluslararası politikalarını onaylamakta, %53ü ise onaylamamaktadır (2012ye göre on puan ve 2010a göre beş puan düşüş yaşanmıştır.

EKONOMİK KRİZ, Avrupa VE TİCARET

İnsanlar halen ekonomiden zarar görmeye devam etmektedir. Avrupalıların %65i ve Amerikalıların %75i krizden kişisel olarak etkilendiğini söylemektedir. En ciddi artış, 12 puan artışla Fransa (%65) ve yedi puan artışla Polonyada (%60) gözlenmektedir.

ABDde yanıt verenlerin çoğunluğu (%58) kamu borcunun azalması için hükümet harcamalarında kısıntı yapılmasına destek verirken, Avrupalıların %45i buna katılmaktadır. Ancak spesifik durumlarda harcamaların kısılması konusunda yanıt verenler, genellikle mevcut düzeylerin korunmasını ya da kısıntıların artırılmasını tercih etmektedir.

Amerikalılar ve Avrupalılar savunma harcamalarında kısıntı yapılmasına en sıcak bakan ülkeler olmuştur. Atlantikin iki yakasındakilerin %46sı mevcut düzeylerin sürdürülmesini desteklerken, Amerikalıların %26sı ve Avrupalıların %38i savunma harcamalarında kısıntıyı onaylamaktadır. Ancak yanıt verenlerin çoğu refah, bilim, teknoloji, eğitim, ulaştırma ve altyapı için yapılan harcamaların artırılmasını istemektedir. Türkiyede ise yanıt verenler kamu harcamalarını desteklemekte, hatta %50si savunma harcamalarının artırılmasını onaylamaktadır.

Atlantikin iki yakasında da sayıları giderek artan bir çoğunluk (ABDde 2012ye göre 12 puan artışla, %64 ve Avrupada 2012ye göre 5 puan artışla, %62) hükümetlerinin ekonomiyi ele alış şeklini onaylamamaktadır. Bu konuda memnuniyetsizliğin en fazla olduğu ülke 17 puan artışla %74e ulaşan Fransa olmuştur. Çoğunluğun ekonomi politikalarını onayladığı iki ülkede bile oranlar ciddi düşüş göstermektedir: İsveçte 15 puan gerileyerek %74 ve Almanyada 12 puan gerileyerek %56. Türkiyede 2012den farklı olarak yanıt verenlerin %52si hükümetin ekonomik politikasını onaylamamaktadır (2012de %38 idi).

Avrupada giderek artan bir çoğunluk (geçen seneye göre 11 puan artışla, %68), ABnin ulusal bütçe üzerinde kontrolünü onaylamazken, sadece %26sı desteklemektedir. Geçen sene ABnin ulusal bütçeler üzerinde daha fazla kontrolü olmasını isteyen tek ülke olan Almanyanın desteği %37ye gerilerken, Almanların %60ı üye devletlerin ulusal kontrole sahip olmasını istemektedir.

TRANSATLANTİK GÜVENLİK

Amerikalıların %33ü, Avrupalıların %42si ve Türklerin %40ı, güvenlik ve diplomasi konularında kendi taraflarının daha bağımsız bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini düşünmektedir.

NATO, ABde yanıt verenlerin %58i, ve Amerikalıların %55i tarafından "halen gerekli" olarak nitelendirilmektedir.

NATOnun Afganistandaki misyonu 2014 yılında sona erecek olmasına rağmen, bazı birliklerin Afgan polis kuvvetlerine ve ulusal ordusuna eğitim vermek üzere kalması düşünülüyor. Bu konuyla ilgili olarak kendi ülkelerinin böylesi bir çabaya destek vermesi konusunda görüşleri sorulduğunda, Amerikalıların %54ü katkıda bulunulmasını onaylarken, Avrupalıların %53ü buna katılmaktadır. Türkiyeden yanıt verenlerin %51i ise birliklere Türkiyenin katkıda bulunmasına karşı çıkmaktadır.

Afganistan ve Pakistan gibi yerlerde düşmanları tespit etmek ve ortadan kaldırmak için insansız hava araçlarının kullanılıp kullanılmaması sorusuna Amerikalıların %71i olumlu yanıt verirken, Avrupalıların %53ü karşı çıkmaktadır. Türkiyede yanıt verenlerin %60ı kullanılmamasını savunurken, sadece %29 kullanılmasını desteklemektedir.

İranın nükleer silah edinmesini engellemenin en iyi yolu sorulduğunda Atlantikin iki yakasından benzer yanıtlar alınmıştır. Amerikalıların %29u ekonomik yaptırımların uygulanmasını tercih ederken, dört puan artışla Avrupalıların %32si ve 11 puan artışla Türklerin %27si aynı görüştedir.

Orta Doğu ve Kuzey Afrikadaki Arap isyanlarıyla ilgili olarak Avrupalıların %58i, Türklerin %57si, Amerikalıların ise %47si demokrasiyi istikrara tercih ettiklerini söylemiştir.

2012ye göre 13 puan artışla AB %72, 7 puan artışla ABD %62 ve 15 puan artışla Türkiye %72 ile ülkelerinin Suriye çatışmasının tamamen dışında kalması gerektiğine inanmaktadır.

HAREKETLİLİK, GÖÇ VE ENTEGRASYON

Amerikalıların %47si, Avrupalıların %44ü, Türklerin ise %54ü göçü sorun olarak nitelendirmiştir. Fırsat olarak değerlendirenlerin oranı ise Amerikada %46, Avrupada %41, Türkiyede %18dir.

Amerikalıların %73ü (2011 yılında %82) ve Avrupalıların %69u yasal göç konusunda endişe duymadığını söylerken, Türklerin %60ı yasal göçten endişe duyduğunu belirtmiştir. Amerikalıların %61i yasadışı göçten endişe duymakta, Avrupalıların %71i, Türklerin %69u bu görüşe katılmaktadır.

Amerikalıların çoğu (%41) ülkelerinde "aşırı fazla" göçmen olduğunu düşünürken, Avrupalıların %33ü bu görüşü paylaşmaktadır. Avrupalıların %39u ülkelerindeki göçmen sayısını "çok, ama aşırı değil" şeklinde tanımlarken, Amerikalıların %39u onlara katılmakta, Türkiyede yanıt verenlerin %35i ise ülkelerinde "çok göçmen olmadığını" söylemektedir.

Hemen hemen yanıt verenlerin tümü ülkelerindeki göçmen yüzdesinin mevcut olandan daha fazla olduğuna inanmaktadır. ABDde yanıt verenler, ülkelerindeki göçmen payını %42.1 olarak tahmin etmesine rağmen ABD nüfusunun sadece %13ü yurt dışında doğmuştur. Portekizliler ülkelerinde ikamet edenlerin %34.6sının göçmen olduğunu söylemişlerdir (gerçek rakam %8.3tür). Türkler, göçmen payını %21.2 olarak tahmin ederken, gerçek rakam %2dir

Atlantikin her iki yakasında da kamuoyu, hükümetlerinin göç politikalarını idare etme şeklinden memnun değildir. Amerikalıların %68i, Avrupalıların %58i ve Türklerin %61i hükümetlerinin göç yönetimi politikasından memnun olmadığını söylemiştir.

Türklerin %70i ve Amerikalıların %50si "göçmenlerin ülke vatandaşlarının elinden işleri aldığı" inancındadır. Avrupalıların %62si buna katılmamaktadır.

Amerikalıların %54ü, Avrupalılar ve Türklerin %49u "göçmenlerin yeni işletmeler açarak iş yaratmaya yardımcı olduklarını" düşünmektedir.

Amerikalıların %57si ve Avrupalıların %50si "göçmenlerin sosyal hizmetler üzerinde bir yük olduğuna" inanmaktadır. "Göçmenlerin ulusal kültür için bir tehdit olup olmadığı" sorulduğunda Avrupalıların %69u ve Amerikalıların üçte ikisi (%64) tehdit olmadıkları şeklinde yanıt vermektedir.

"Göçmenlerin kültürü zenginleştirip zenginleştirmediği" sorulduğunda, hem Amerikalıların %69u, hem de Avrupalıların üçte ikisi (%60) zenginleştirdiği görüşündeyken, Türklerin % 61i buna katılmamaktadır. - Washington

Etiketler: Türkiyenin   AB   Üyeliğine   Destek   Azalıyor  

Yorumlar